
Side'de yaşam
Manavgat’ın sahil kısmında, 1 kilometre uzunluğunda, 400 metre genişliğinde bir yarımada üzerine kurulan Side, surlarla çevrili ihtişamlı kapısı, antik limanı, Apollon, Athena, Dionysos tapınakları, hamamları, sütunlu caddeleri, tiyatro, agora, zafer takı, bazilika, hamamlar, eski evler, anıtlar, çeşmeler ve elbette şehir müzesinde sergilenen kalıntılar sayesinde tarihi, ayrıntılarıyla yaşayabileceğiniz görkemli bir mekan. Antikçağ’da pek çok ırkın bir arada yaşadığı ve bu özelliğiyle diğer devletlerden ayrılan “Irkların Ülkesi” anlamına gelen Pamfilya’nın aynı zamanda en önemli liman kenti.
Aynı yerde yaşayan birbirinden farklı iki şehir, “Side” ve “Antik Side” olarak iki ayrı kent tarafından karşılanacaksınız. Özellikle tarihin içinde yaşamak isteyenlerdenseniz Side’yi çok seveceksiniz. Eski yerleşim kalıntılarını gördüğünüz andan itibaren kente giriş yapmış oluyorsunuz.
Bütün bunların yanında Side’nin uzun bir sahili, berrak ve sığ bir denizi var. Burası denize girmek, yamaç paraşütü yapmak, dalış ve uçuş eğitimleri almak için de ideal.
Sualtı müzesine dalış yapın, 2015’te açılan Türkiye’nin ilk sualtı müzesi. Anadolu medeniyeti zenginliklerini beş ana temada anlatan 110 heykelin deniz ekolojisine zarar vermeden sergilendiği Side Sualtı Müzesi, Side’nin yaklaşık bir km açığında, 11, 18 ve 22 metre derinliklerde bulunuyor. Müzede Kurtuluş Savaşı, semazenler, Poseidon heykeli gibi milli ve tarihi değerler yansıtılıyor. Müzeyi, aktif olarak dalış yapan ve dalış sertifikası olan herkes ücretsiz olarak ziyaret edebiliyor. Deniz trafiğine kapalı olan ve yaz-kış dalış yapılabilen bölgenin yıllık ortalama ziyaretçi sayısı 100 bini buluyor. Sualtı turizmini canlandırmaya yönelik yapılan bu çalışma, Side’nin antik dönemlerden gelen büyüsünü de arttırıyor.



